İstanbul Silah olarak, av ve spor tüfekleri üretmek üzere 2003 yılında Erol Kurt tarafından kurulan ve üretim hayatına başlayan sanayi kuruluşuyuz.
Uluslararası pazarlar için özel markalı hafif silahlar üretmenin yanı sıra, gelecek nesillere miras ürünler ve markalar yaratmayı hedefliyoruz. Otuz yılı aşkın tecrübemizle, İstanbul'un kalbindeki modern fabrika binamızda av ve sportif amaçlı tüfekler üretmeye devam ediyoruz.
Çalışanlarımızın %10’u mühendis ve teknik ekipten oluşan, her türlü imalat ve ölçüm sistemlerinde teknolojiyi yakından takip ederek, Ar-Ge faaliyetlerini sürdürmek için teknolojiye ve insana sürekli yatırım yaparak, kendimize ait birçok patent ve faydalı modelin sayısını her gün artırarak, Türk av ve spor tüfekleri sektörünü ileri taşımaya devam ediyoruz.
Kurulduğumuz 2003 yılından bu yana büyüyerek taşındığımız üçüncü fabrika binamız olan, Dudullu OSB’deki 32.000 m2 modern tesiste %98 ihracat oranıyla uluslararası pazarların taleplerini cevaplıyoruz.
Küçük bir atölyede hayallerle ve azimle başlayan bir başarı serüveni…
İstanbul Silah Sanayi'nin kurucusu Erol Kurt, tam çeyrek asır boyunca kendini ülkenin ateşli silahlar endüstrisinin merkezine adadı ve Türkiye'nin ilk pompalı tüfeğinin üretiminde önemli bir rol oynadı. Yeni makineler, yeni ürünler, ürün patentleri gibi birçok alanda deneyim kazanarak İstanbul Silah Sanayi'nin temellerini attı. Sektördeki başarı yolculuğunun ilk bireysel adımını 2003 yılında atan Erol Kurt, av ve spor tüfekleri üretmek üzere İstanbul Ümraniye'de ekibini ve üretim tesisini kurdu. Tam 20 yıldır, ilk günkü heyecan ve azimle, ülkemizi en iyi şekilde temsil etmeyi ve gururlandırmayı hedefleyerek, kalite ve değer üretmeye devam etmektedir.
İstanbul Silah, her yıl yatırımlarının önemli bir bölümünü Ar-Ge ve kalite kontrol çalışmalarına ayırmaktadır. Şirket ile özdeşleşmiş olan yüksek kalite yaklaşımı, hem ulusal hem de uluslararası kuruluşlar tarafından resmi olarak belgelenmiş ve tanınmıştır.
İnanıyoruz ki; Ar-Ge, günümüzün dinamik iş ortamında rekabetçi ve ilgili kalmayı hedefleyen şirketler için stratejik bir zorunluluktur. İnovasyonu besler, farklılaşma yaratır ve şirketleri gelecekteki zorluklara ve fırsatlara hazırlar. Ar-Ge'ye öncelik veren şirketler, değişimi yönlendirmek, sektörlerinde öncülük etmek ve sürdürülebilir büyüme elde etme konusunda daha donanımlıdır.


